Ayşegül Turan

Disfaji genel ve basit bir tanımlamayla yutkunmadaki zorluktur. Bir insan hiç yutamadığında aphagia terimi de kullanılmaktadır. Bu yutma güçlüğü bütün yiyecek, ilaç, hap, sıvı ve tükürük gibi bütün kıvamlar için geçerlidir. Yutkunma güçlüğü yutkunma mekanizmasındaki problemlerden kaynaklanabileceği gibi, nörolojik bozukluk, gastrointestinal bozukluk travma/ameliyat sonucu olan...

Koklear implantlar geleneksel işitme cihazlarına alternatif olarak görülebilirler. Çok ağır işitme kaybı olan bireyler geleneksel işitme cihazlarından fayda göremezler. Onlardaki sağırlık kokleadaki hücrelerin kaybıdır. Bu yüzden işitme sinirinde (VIII. Sinir) elektirik aktivitasyonu oluşmaz. Koklear implantlar zarar görmüş koklea ile işitme siniri arasında baypas görevi görürler....

El yazısının bozuk olması veya el yazısını gerçekleştirmek için gerekli  el hareketlerinin gerçekleştirilememesi. Daha fazla bilgi için bakınız Ayşegül Turan." Sevgi Dili Konuşan Çocuklar ". (2016) .Ege Yayınları...

Bazı çocuklar beyin zedelenmesi sonucu dil becerilerinin bir kısmını yitirirler. Beyin zedelenmesi local veya yayılmış olabilir. Lokal olanlar beynin belli bir bölgesiyle sınırlı olup vasküler lezyonlar, tümörler veya kurşun yaralanmaları ile olabilir. Diffuse lezyonlar travmatik beyin zedelenmeleri veya zehirlenmeyle olabilir. Sol hemisfer zedelenmesi olan çocuklar...

Craniofacial anomaliler yarık damağı kapsayabilir veya kapsamaz. Anotomik deviasyonlardır. Bu bozukluklar oral/ fasiyel yapıyı, kranyumu veya ikisini de kapsar. Bu tür bozuklukları travma sonrası görmek mümkünse de, craniofacial anomaliler genellikle konjenital ve sık olarak da genetiktir. Bu sendromlar Pierre Robin, Apert, Shprintzen, Treacher Collins ve...

Yarık dudak ve damak çok sık görülen konjenital bir orofasiyel bozukluktur. Tam bir rakam vermek mümkün olmasa da görülebilen yarık damak sıklığının 750/1 olduğu tahmin ediliyor . Fasiyel yarıklar embriyonun yüz anotomisinin oluştuğu ilk üç ayda meydana geliyor. Bunun sonucu olan bozukluk hafiften ağıra doğru çeşitli...

Konuşma apraksisi; konuşma üretimindeki artikülasyon organlarının paralizi, inkordinasyon veya zayıflığı olmamasına rağmen konuşmanın motor planlamasının bozukluğudur. Konuşma apraksisi belirgin olarak düzenli olmayan hata şekli ile tanımlanabilir. Konuşma apraksisi olan çocuklar fonemleri arka arkaya sıralamada zorluk yaşarlar. Bu yüzden heceler ve kelimeleri tersten söyleme eğilimleri vardır....

Çocuklardaki ses bozukluklarının büyük bir bölümü sesin yanlış kullanımının sonucudur (papilloma, kongenital web, kist vd. dışındakiler). Çocuklardaki ses bozukluklarının rehabilitasyon yaklaşımında ailenin ve çocuğun psikolojik dinamiklerini de hesaba katılması gereklidir. Çocuklardaki ses terapisi yaklaşımı yetişkinlerdekinden farklı olmakla birlikte amaçları aynıdır. Ses bozuklukları nedenlerine ve semptomlarına...

Otizmin klinik özelliklerinden bir tanesi  konuşma ve iletişimin gecikmesidir. Genellikle sonradan susan otistik çocukların hikayelerinde konuşmanın var olduğu fakat bunun 16-22. aylarda kaybedildiği üzerinedir.  Bu bir gelişimsel engeldir ve bu çocuklarda mutizm (sessizlik) yaygındır. Mutizm genellikle sağırlık, ağır zihinsel engel veya isteyerek konuşmayı reddetmeyle birlikte görülür....

Literatürde gelişimsel disfazi, özgün dil bozukluğu terimleri de bu bozukluk için kullanılmaktadır. Bu çocuklarda zihinsel eksiklik, duygusal ve fiziksel yetersizlik, şiddetli duygusal dengesizlik, olumsuz çevre faktörü ve beyin zedelenmesi olmadığı halde görülen gelişimsel dil bozukluğudur. Dil kazanımı daha yavaş ve yaşıtlarına göre daha az başarılıdır....